14 Mart 2017 Salı
Paladins Türkiye
Paladins oyunu hakkında bilgi almak şampiyonların oynanışını öğrenmek için kanalı takip edebilirsiniz :)
7 Nisan 2014 Pazartesi
Facebook Kapitalizm
Facebook üzerinden oynanabilen gayet eğlenceli bir oyun ilk olarak dükkanlarım sekmesinden yeni bir dükkan açarak oyuna başlıyorsunuz.Daha sonra oyun içerisinde ürün satarak para kazanıp kendinizi geliştirebiliyorsunuz.Browser oyunlarını sevenlere tavsiye ederim.
Facebook Kapitalizm
Facebook Kapitalizm
13 Mart 2014 Perşembe
İster Para Kazan İster Bağış Yap
İnternette bulduğum napolyon.com sitesi ile üyelik işleminizi tamamladıktan sonra bilgilerinizi doldurarak , ister anket yolu ile , ister paylaşımlar yaparak puan kazanabilir ve 100.000 puana ulaştığınız takdirde puanlarınızı nakite çevirebilirsiniz.
Daha güzel bir yanı ise puanlarınızı TOÇEV e bağışlayarak 2000 puan için 1 kitap şeklinde okumak isteyen çocuklara yardımda bulunabilirsiniz:
http://www.napolyon.com/Uye/Kayit-Formu.aspx?lid=fa10af05-224d-4c43-ae75-cdd92c8f742b
Daha güzel bir yanı ise puanlarınızı TOÇEV e bağışlayarak 2000 puan için 1 kitap şeklinde okumak isteyen çocuklara yardımda bulunabilirsiniz:
http://www.napolyon.com/Uye/Kayit-Formu.aspx?lid=fa10af05-224d-4c43-ae75-cdd92c8f742b
12 Mart 2014 Çarşamba
12 Mart İstiklal Marşı ' nın Kabulü
İstiklâl Marşı
Türkiye'de eğitim kurumlarının sınıf duvarlarında yer alan İstiklâl Marşı panosu.Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabesi (solda),Türk bayrağı ve Mustafa Kemal Atatürk resmi (orta), İstiklâl Marşı (sağda). | |
Ulusal Marşı | |
| Diğer ismi | Osmanlı Türkçesi: استكلال مارشى |
|---|---|
| Güfte | Mehmet Âkif Ersoy, 1921 |
| Beste | Osman Zeki Üngör |
| Kabul tarihi | 12 Mart 1921 |
İstiklâl Marşı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin millî marşı. Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921'de Birinci TBMM tarafından "İstiklâl Marşı" olarak kabul edilmiştir.
Tarihçe
Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlarında, İstiklâl Harbi'nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Âkif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine, Ankara'daki Taceddin Dergahı'nda yazdığı ve İstiklal Harbi'ni verecek olan Türk Ordusu'na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif'in yazdığı İstiklal Marşı coşkulu alkışlarla[2] kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı'nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim BakanıHamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur.[3][4][5]
Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı'nı, şiirlerini topladığı Safahat'a dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı'nın Türk Milleti'nin eseri olduğunu beyan etmiştir.
Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etmiştir.[6] Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Üngör'ün yakın dostu Cemal Reşit Rey'le yapılmış olan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştır ve İstiklal Marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. Söz ve melodide yer yer görülen uyum (Prozodi) eksikliğinin esas sebebi de (Örneğin "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" mısrası ezgili okunduğunda "şafaklarda" sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde İstiklâl Marşı olarak söylenmektedir.[7][8]
7 Ekim 2013 Pazartesi
Teknoloji Harikası Yataklarda Büyük İndirim...
İyi uykunun, sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından biri olduğuna inanan İşbir Yatak, herkes sağlıklı uyusun diye yaptığı Büyük İNDİRİM KAMPANYASI ile 2013 yılına damgasını vurdu...
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Yaşamımızın 3’te birini uykuyarak geçiriyoruz…
Uyku, nefes almak, yemek yemek ve su içmek gibi sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Vücudun kendisini yenilediği dönemdir. Bu yenilenmeye izin vermezseniz bedeniniz ruhunuzdan önce yaşlanır. İyi yaşamanın, huzurlu ve sağlıklı olmanın yolu, her şeyden önce iyi bir uykudan geçer. İyi bir uyku içinse doğru yatağı seçimi çok önemlidir. Doğru bir yatak, vücudun doğal omurga eğrisini korumasına yardımcı olurken, yanlış seçilmiş bir yatakta uyumak, kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde baskı yaparak bel ve sırt ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Yaşamımızın 3’te birini geçirdiğimiz uyku ortamı aslında en fazla yatırım yapmamız gereken alanlarından biridir.
İşbir Yatak, uyku sağlığının sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden olduğu inancıyla, yatak ve uyku konforuna dair kaliteli, sağlıklı ve teknolojik ürünler üretiyor. İlk olarak NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle, 5 yılı aşkın ar-ge faaliyetlerinin ardından, yatak sektöründe devrim niteliğindeki “VİSKOELASTİK AKILLI YATAK VISCOSTAR”ı üreten İşbir Yatak uyku sektörüne kazandırdığı diğer teknolojilerle de, Türkiye’de yatak sektöründe kalite ve sağlık bilincinin hızla ilerlemesinde önemli role sahip.
Güne dinlemiş, dinç, keyifli ve mutlu hissederek başlamak için kaliteli uykuyu seçin...
Son yıllarda uyku konforuyla ilgili artan sağlık bilinciyle birlikte tüketici eğilimlerinin değişim gösterdiği gözlemleniyor. Günümüzde artık tüketici yatmak için herhangi bir yatak seçmek yerine, özellikleriyle kişisel ihtiyaçlarına en doğru çözüm olacak bir ürün seçmeyi tercih ediyor. Tüketiciler, yatağın bir sağlık ürünü olduğu farkındalığı ile, tercihini, ucuz ve sağlıksız ürünlerden, özellikli ürünlere kaydırmaya başlamış durumda.
Sağlıklı bir uyku için gereken tüm teknolojiler İşbir Yatak’ta…
İşbir Yatak, misyon olarak benimsediği, “dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte etme” ilkesi doğrultusunda, ürettiği üstün teknoloji yataklar ile sağlığına ve konforuna önem verenlerin birinci tercihi. Kullandığı “açık hücreli visko teknolojisi”, sadece İşbir Yatak için Türk mühendisleri tarafından üretilen patentli “polimer yay teknolojisi”, tüm yataklarda kullanılan ve ultra hijyen sağlayan lisanslı “Quallofil® Allerban®” dolgu teknolojisi, yatakların lavanta kokmasını ya da A,C ve E vitamini deposu olmasını sağlayan özel “nanoteknoloji” ile üretilmiş yatak kumaşları, anti-stres etkiye sahip yatak, at saçı yatak, hindistan cevizi özlü yatak, masaj yapan yatak, sporcular için özel nem tutmayan, dolayısıyla uykuda terleme sorunu önlemeye yardımcı olan yatak, yatak kliması gibi yeniliklerle, her anlamda ve her zaman pazarda yatak modasının öncüsü konumunda.
Teknolojik yatak denince akla ilk olarak İşbir Yatak geliyor....
İşbir Yatak, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında konusunda uzman kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde olmaya devam ediyor ve ürünlerinde kullandığı tüm teknolojileri laboratuvarlarda test ettirip sertifikalandırıyor.
İşbir Yatak’tan “herkes sağlıklı uyusun” diye, yatak sektöründe yıla damgasını vuran büyük İNDİRİM KAMPANYASI
*VISCOSTAR Viskoelastik Akıllı Yataklarda %30 (ErgoPlas Polimer Yaylı Viskoelastik Akıllı Yatak hariç), Pocket Spring Paket Yaylı Yataklar (Elite Pocket Ergonomik Ortopedik Paket Yaylı Yatak hariç) ve Lateksit Ergonomik Yaysız Yatak grubundan CocoDream Hindistan Cevizi Lifli Organik Yatak ve Troia At Saçı Yatakta %20 indirim yapılmaktadır. Diğer tüm yataklarda (Açelya, Ekoyat ve bebek yatakları hariç) tek kişilik yataklara 1 adet, cift kişilik yataklara 2 adet Promed yastık bedelsiz olarak verilmektedir. Kampanya, 1 Eylül – 31 Ekim 2013 tarihleri arasında kampanyaya katılan İşbir Yatak Uyku Merkezleri’nden yapılan alışverişlerde geçerli olacaktır.
**Görselde, kampanya kapsamındaki Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak kullanılmıştır.
***Görselde belirtilen fiyat Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak için tavsiye edilen KDV dahil peşin fiyattır. Bu tutara baza ve başlık dahil değildir. (Görseldeki baza seti: Neruda Set – Döşeme: efes – Renk: antrasit düz )
Unutmayalım... Hayatta bize sunulmuş en güzel hediye, yeni bir güne uyanmaktır...
İşbir Yatak
Online sipariş verebileceğiniz web sitemiz: www.isbiryatak.com
Bizi takip edin, kampanyalardan ve yeni ürünlerden ilk siz haberdar olun.
www.facebook.com/isbiryatak
www.twitter.com/isbiryatak
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Advertorial içeriğidir
Yaşamımızın 3’te birini uykuyarak geçiriyoruz…
Uyku, nefes almak, yemek yemek ve su içmek gibi sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Vücudun kendisini yenilediği dönemdir. Bu yenilenmeye izin vermezseniz bedeniniz ruhunuzdan önce yaşlanır. İyi yaşamanın, huzurlu ve sağlıklı olmanın yolu, her şeyden önce iyi bir uykudan geçer. İyi bir uyku içinse doğru yatağı seçimi çok önemlidir. Doğru bir yatak, vücudun doğal omurga eğrisini korumasına yardımcı olurken, yanlış seçilmiş bir yatakta uyumak, kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde baskı yaparak bel ve sırt ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Yaşamımızın 3’te birini geçirdiğimiz uyku ortamı aslında en fazla yatırım yapmamız gereken alanlarından biridir.
İşbir Yatak, uyku sağlığının sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden olduğu inancıyla, yatak ve uyku konforuna dair kaliteli, sağlıklı ve teknolojik ürünler üretiyor. İlk olarak NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle, 5 yılı aşkın ar-ge faaliyetlerinin ardından, yatak sektöründe devrim niteliğindeki “VİSKOELASTİK AKILLI YATAK VISCOSTAR”ı üreten İşbir Yatak uyku sektörüne kazandırdığı diğer teknolojilerle de, Türkiye’de yatak sektöründe kalite ve sağlık bilincinin hızla ilerlemesinde önemli role sahip.
Güne dinlemiş, dinç, keyifli ve mutlu hissederek başlamak için kaliteli uykuyu seçin...
Son yıllarda uyku konforuyla ilgili artan sağlık bilinciyle birlikte tüketici eğilimlerinin değişim gösterdiği gözlemleniyor. Günümüzde artık tüketici yatmak için herhangi bir yatak seçmek yerine, özellikleriyle kişisel ihtiyaçlarına en doğru çözüm olacak bir ürün seçmeyi tercih ediyor. Tüketiciler, yatağın bir sağlık ürünü olduğu farkındalığı ile, tercihini, ucuz ve sağlıksız ürünlerden, özellikli ürünlere kaydırmaya başlamış durumda.
Sağlıklı bir uyku için gereken tüm teknolojiler İşbir Yatak’ta…
İşbir Yatak, misyon olarak benimsediği, “dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte etme” ilkesi doğrultusunda, ürettiği üstün teknoloji yataklar ile sağlığına ve konforuna önem verenlerin birinci tercihi. Kullandığı “açık hücreli visko teknolojisi”, sadece İşbir Yatak için Türk mühendisleri tarafından üretilen patentli “polimer yay teknolojisi”, tüm yataklarda kullanılan ve ultra hijyen sağlayan lisanslı “Quallofil® Allerban®” dolgu teknolojisi, yatakların lavanta kokmasını ya da A,C ve E vitamini deposu olmasını sağlayan özel “nanoteknoloji” ile üretilmiş yatak kumaşları, anti-stres etkiye sahip yatak, at saçı yatak, hindistan cevizi özlü yatak, masaj yapan yatak, sporcular için özel nem tutmayan, dolayısıyla uykuda terleme sorunu önlemeye yardımcı olan yatak, yatak kliması gibi yeniliklerle, her anlamda ve her zaman pazarda yatak modasının öncüsü konumunda.
Teknolojik yatak denince akla ilk olarak İşbir Yatak geliyor....
İşbir Yatak, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında konusunda uzman kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde olmaya devam ediyor ve ürünlerinde kullandığı tüm teknolojileri laboratuvarlarda test ettirip sertifikalandırıyor.
İşbir Yatak’tan “herkes sağlıklı uyusun” diye, yatak sektöründe yıla damgasını vuran büyük İNDİRİM KAMPANYASI
*VISCOSTAR Viskoelastik Akıllı Yataklarda %30 (ErgoPlas Polimer Yaylı Viskoelastik Akıllı Yatak hariç), Pocket Spring Paket Yaylı Yataklar (Elite Pocket Ergonomik Ortopedik Paket Yaylı Yatak hariç) ve Lateksit Ergonomik Yaysız Yatak grubundan CocoDream Hindistan Cevizi Lifli Organik Yatak ve Troia At Saçı Yatakta %20 indirim yapılmaktadır. Diğer tüm yataklarda (Açelya, Ekoyat ve bebek yatakları hariç) tek kişilik yataklara 1 adet, cift kişilik yataklara 2 adet Promed yastık bedelsiz olarak verilmektedir. Kampanya, 1 Eylül – 31 Ekim 2013 tarihleri arasında kampanyaya katılan İşbir Yatak Uyku Merkezleri’nden yapılan alışverişlerde geçerli olacaktır.
**Görselde, kampanya kapsamındaki Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak kullanılmıştır.
***Görselde belirtilen fiyat Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak için tavsiye edilen KDV dahil peşin fiyattır. Bu tutara baza ve başlık dahil değildir. (Görseldeki baza seti: Neruda Set – Döşeme: efes – Renk: antrasit düz )
Unutmayalım... Hayatta bize sunulmuş en güzel hediye, yeni bir güne uyanmaktır...
İşbir Yatak
Online sipariş verebileceğiniz web sitemiz: www.isbiryatak.com
Bizi takip edin, kampanyalardan ve yeni ürünlerden ilk siz haberdar olun.
www.facebook.com/isbiryatak
www.twitter.com/isbiryatak
Bir bumads advertorial içeriğidir.
2 Nisan 2013 Salı
Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor
Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres: The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.
Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.
Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.
Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.
Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.
Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…
Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/
Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.
Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.
Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.
Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.
Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…
Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/
Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
8 Mart 2013 Cuma
NIVEA yürekleri ağza getiren bir şakayla yeni Stress Protect deodorantı tanıttı
Havaalanında yaşanabilecek en büyük terslik veya en korkutucu deneyim ne olabilir dersiniz? Uçağınızı kaçırmak mı, bavulunuzu kaybetmek mi yoksa hava koşullarından dolayı günlerce havaalanında kalmak mı?
NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.
Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.
Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
7 Şubat 2013 Perşembe
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
Sevgililer Günü
Aşkın simgesi
"kalp"
Sevgililer Günü, her yılın
14 Şubat günü birçok ülkede kutlanan özel gündür. Kökeni, Roma Katolik
Kilisesi'nin
inanışına dayanan bu gün, Valentine ismindeki bir
din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu
sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" (İngilizce: St. Valentine's Day)
olarak bilinir. Valentine kelimesi, Batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında
da kullanılır.
Günümüzde, bazı toplumlarda sevgililerin birbirine hediyeler aldığı,
kartlar gönderdiği özel bir gün olarak devam etmektedir. Tahminlere göre 14
Şubat günü, tüm dünyada 1 milyar civarında kart gönderilmektedir. Bunun yanı
sıra hediye alımlarından kaynaklı piyasada satışlar artmaktadır.
Tarihçe
Şubat ayı
bereket festivalleri
Şubat ayı ortasının aşk ile ilişkisi antik çağlara dayanmaktadır. Antik Yunan takvimlerinde, Ocak ayı ortası
ile Şubat ayı ortasının arasında kalan zaman Gamelyon ayı olarak adlandırılmıştı ve Zeus ile Hera'nın kutsal evliliğine adanmıştı.
Antik Roma'da 15 Şubat, bereket tanrısı Lupercus 'un onuruna, Lupercalia günü olarak kutlanmaktaydı. Bu
günde, Lupercus'un din adamları tanrıya keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne
koydukları bir parça keçi derisi ile Lupercus'u simgeleyerek, Roma sokaklarında koşturup,
karşılaştıkları herkese dokunurlardı. Genç kızlar gönüllü olarak ileri atılır
ve bereket tanrısının dokunuşundan paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre
bu dokunuş sayesinde doğurganlıkları kolaylaşacaktı.
Lupercalia bayramının arifesi olan 14 Şubat'ta genç erkeklerin genç
kızların isimleri yazlı kura çekerek bayram boyunca 'çift' olma alışkanlığı
vardı. 469'da Papa bu gayri-Hıristiyan bayramını yasaklayarak sadece kura çekilişine
izin verdi. Ancak artık kuralarda kızların değil azizlerin isimlerini yazlıydı.
Valentine
Sevgililer
Günü kartı
Sevgililer
Günü kartı
1908 tarihli Katolik Ansiklopedisi'ndeki eski şehitler listesinde, 14 Şubat gününe
kayıtlı, inancı yüzünden öldürülmüş üç tane Aziz Valentine geçmektedir:
Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı tarihi dökümanlarda hiç
geçmemektedir ve kimi tarihçilere göre sadece bir efsanedir. Valentine'nin
onuruna kutlama günü, 14 Şubat 496 yılında Papa Gelasius tarafından ilan edilmiştir.
1969 yılında kilise takviminden Aziz Valentine gününü çıkarmıştır.
Orta Çağ
Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı ilk olarak 14. yüzyıla ait kaynaklarda
görülmektedir. 1381 tarihli Parlement of Foulesadlı kitaba göre, Fransa'da ve İngiltere'da 14 Şubat geleneksel olarak
kuşların çiftleşme günü olarak bilinmekteydi. Günün bu özelliğinden dolayı
sevgililer birbirlerine güzel sözler yazan notlar vermekteydi ve bu notlarda
birbirlerine Valentine diye hitap etmekteydiler.
Hıristiyan olduğu için öldürülmüş din adamı Valentine ile
romantik aşk arasındaki ilişkiyi anlatan efsanelerin 14. yüzyılda ortaya
çıktığı düşünülmektedir. Bu efsanelerde geçen başlıcaları şöyledir:
·
Valentine,
öldüreleceği günden bir gün önce gardiyanın kız kardeşine
"Valentine'ninden" imzalı bir aşk notu vermişti.
·
Romalı
askerlerin evlenmesinin yasak olduğu dönemlerde; gizlice evlenmelerine yardım
etmişti.
Günümüzde Sevgililer Günü
14 Şubat, 1800 yıllarda Amerika'lı Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü
kartını yollamasından bu yana çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay
olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok fazla önem kazanmış,
sevgililer günü tüm dünyada ticaretin canlandığı bir dönem haline gelmiştir.
Sevgililer
günü adetleri
Sevgililer
Günü çikolataları
Sevgililer
Günü için kalp simgeleriyle süslenen bir ağaç
Sevgililer günündeki en yaygın uygulama eşe ya da sevgiliye verilen
karttır. Bu kartlara sevgi mesajları, aşk şiirleri vs. yazılır.
Özellikle batı medeniyetlerinde, sevgilisi olmayanlar hoşlandıkları
kişilere kart gönderir. Alıcı kişi, içinde genellikle "Sevgilim
olur musun?" yazan bu imzasız kartın kimden geldiğini bulmaya
çalışır.
Sevgililer gününde hemen herkes sevgililerine veya eşlerine bu günün ruhu
ile bütünleşen, karşı tarafa sevgilerini anlatan hediyeler verir. Bu hediyelerin
başında çiçekler ve çikolata gelir.
Sevgililer Gününü çiftler genellikle başbaşa geçirirler. Başbaşa gidilen
romantik bir yemek ya da evde hazırlanan romantik bir sofra en yaygın
kutlamalardandır.
Çiftler, Sevgililer Günü'nün gecesinin de özel olması için çaba
gösterirler. Kimi çiftler, bu güne has, cinselliği ön plana çıkarıcı kıyafetler
ve iç çamaşırları alırlar. En çok tercih edilen renk, tutkuyu sembolize eden
kırmızıdır.
Bunların yanı sıra, Sevgililer Günü çok sayıda evlenme teklifinin de
gerçekleştiği bir gündür.
Dünyada sevgililer günü
Hristiyan
kökenli bayramlardan biri olduğu için bir çok müslüman ülkesinde hoş
karşılanmamaktadır. Suudi Arabistan'da resmi olarak da kutlama etkinlikleri ve
İslami olmayan bu Hristiyan Bayramının kutlanmasında kullanılan ürünlerin
satışı ülkede yasaklanmıştır.
15 Ocak 2013 Salı
FACEBOOK NAKİT
Facebook nakit kazanmak için tek yapmanız gereken tıklamak : TIKLA
12 Aralık 2012 Çarşamba
Yastık Da Konuşur Mu? Konuştu
Teknoloji aldı başını yürüdü. Neredeyse tüm alışkanlıklar değişirken yastıkaltı yatırım da tarih olma noktasında. Yastıkaltı yatırım konusunda yıllardır çalışan işin kahramanları yastıklar da sonunda halka seslenmeye karar verdiler.
Onların bakış açısından yastıkaltı birikimin zorluklarını, zahmetlerini dinledikçe stres yönetimindeki yeteneklerini takdir edecek, birikim güvencesiyle ilgili kaygılarına siz de hak vereceksiniz. Yastıkların bile `Yeter artık` dediği yastıkaltı yatırıma güvenli ve kazançlı bir alternatif olarak, neyse ki Garanti hep hizmetinizde.
Yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak amacıyla fiziki altınları mevduat olarak alan Garanti, 98 şubesiyle “Altın Salısı” hizmeti veriyor. Takı ve altınların değeri, altın eksperleri tarafından hesaplanıp Altın Hesabı’na yatırılıyor. Böylece altın birikimleri çalınma korkusu olmadan garantiye alınıyor.
NET Hesap ise farklı birikim hedefi olan müşterilere vade sonunda elde edilecek net kazancı ilk günden bildiriyor. Birbirinden farklı 4 hesap sayesinde müşteriler hem biriktirme alışkanlığı kazanıyor hem de vade sonundaki getirisini hesap açılışında garantiliyor.
Garanti'nin birikim ihtiyaçlarınız için en uygun çözüm önerileriyle ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz, yorumlar #yastıkaltıyatırım hashtag'inde.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Onların bakış açısından yastıkaltı birikimin zorluklarını, zahmetlerini dinledikçe stres yönetimindeki yeteneklerini takdir edecek, birikim güvencesiyle ilgili kaygılarına siz de hak vereceksiniz. Yastıkların bile `Yeter artık` dediği yastıkaltı yatırıma güvenli ve kazançlı bir alternatif olarak, neyse ki Garanti hep hizmetinizde.
Yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak amacıyla fiziki altınları mevduat olarak alan Garanti, 98 şubesiyle “Altın Salısı” hizmeti veriyor. Takı ve altınların değeri, altın eksperleri tarafından hesaplanıp Altın Hesabı’na yatırılıyor. Böylece altın birikimleri çalınma korkusu olmadan garantiye alınıyor.
NET Hesap ise farklı birikim hedefi olan müşterilere vade sonunda elde edilecek net kazancı ilk günden bildiriyor. Birbirinden farklı 4 hesap sayesinde müşteriler hem biriktirme alışkanlığı kazanıyor hem de vade sonundaki getirisini hesap açılışında garantiliyor.
Garanti'nin birikim ihtiyaçlarınız için en uygun çözüm önerileriyle ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz, yorumlar #yastıkaltıyatırım hashtag'inde.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
15 Kasım 2012 Perşembe
Kristal Göz Yaşları
10 Kasım 2012 Cumartesi
Atatürkiye
Radyo Mydonose tebrik ediyorum Atatürk'ü tüm dünyaya birkez daha güzel bir şekilde anlattılar...
9 Kasım 2012 Cuma
10 KASIM
Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü
Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlığının bozulmasına ve ölümüne neden olan
hastalık konusunda çeşitli iddialar vardır.
Bir karaciğer rahatsızlığına dair hemen herkes hemfikirdir. Ancak
hastalığın adı konusundaki tartışmalar günümüzde
bile devam etmektedir. Atatürk'ün sağlığı 1937 yılından
itibaren bozulmaya başladı. 1938 başlarında iştahsızlık ve
halsizlik
hissetmeye
başladı. Vücudunun çeşitli yerlerinde kaşıntılar meydana geliyor ve burun
kanamaları güçlükle önleniyordu.
Bu kaşıntıların Çankaya Köşkü'ndeki karıncalardan meydana geldiği öne sürüldü
ve köşk ilaçlamaya alındı.
Atatürk de özel bir kür tedavisi için Yalova Termal'e gönderildi. Termal Otel'de, 22 Ocak 1938 günü
Atatürk'ü muayene eden Dr. Nihat Reşat Belger, karaciğer rahatsızlığından kuşkulandı ve Atatürk'e
siroz teşhisi koydu. Doktor Belger, Atatürk'e mutlak surette perhiz
yapmasını tavsiye etti. Atatürk, Termal
Otel'deki tedavisine bir süre daha devam etti, ancak doktorların bütün
itirazlarına rağmen 1 Şubat 1938'de tedaviyi yarıda bırakarak Bursa'ya hareket etti.
Fransa'dan doktor getirtilmesi
Atatürk'ün sağlık durumunun ciddiyet göstermesi hükümeti de telaşlandırdı.
Başbakan Celâl Bayar,Avrupa'dan iki hekim getirilmesini önerse de Atatürk o günlerdeki Hatay Sorunu yüzünden hastalığının dışarıda duyulmasının iyi olmayacağını
düşündüğünü belirtti ve bunu reddetti. Türk doktorların kapsamlı bir muayene
yapmasını kabul etti. Nihayet 6 Mart 1938 günü beş doktor Çankaya Köşkü'nde Atatürk'e bir konsültasyon yaptılar ve siroz hastalığı teşhisini
yenilediler. Atatürk'ün kesinlikle alkolü kesmesi gerektiğini ve yoğun çalışma
temposunu biraz düşürmesini istediler. Atatürk bu önerilere olumlu yanıt verdi.
Bu muayeneden bir süre sonra Başbakan Celâl Bayar'ın tavsiyesi üzerine
Paris Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Noel Fissenger Ankara'ya davet edildi. Fransız doktor Atatürk'ü muayene etti ve
diğer doktorların teşhis ve tavsiyeleriyle örtüşen bir tanı-tedavi ortaya
koydu. Fransız doktorun sözleri ve tavsiyeleri ve tavırları Atatürk'ü oldukça
memnun eder cinstendi. İlk teşhisten sonra Fissinger Atatürk'e "Efendim,
büyük savaşlar kazanmış olabilirsiniz ancak bu olayda vaka sizsiniz ve bende
sizin komutanınızım, lütfen bu hususu unutmayınız" telkininde bulunmuş ve
Atatürk de gerçekten doktorun tavsiyelerini ciddi şekilde uygulamıştır.
Son kez Ankaralıların karşısına çıkışı
Atatürk'ün rahatsızlığı ve özellikle Avrupa'dan doktor getirtilmesi,
dünyada geniş bir yankı buldu. Atatürk'ün ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını
kime bırakacağı yönündeki haberler üzerine Atatürk tüm dünyaya sağlıklı
olduğunu göstermek istercesine 19 Mayıs 1938 günü Ankara
Stadyumu'nda halkın karşısına çıktı. O gün son defa Ankaralıların
karşısındaydı. Kutlamalar çok parlak geçti hatta o günün anısına Ankara
Stadyumu'nun adı 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirildi.
Hatay Sorunu'nun çözülmesi
Ana madde: Hatay Sorunu
Atatürk aynı gün
törenden sonra Mersin'e hareket etti. Daha sonra Adana'ya geçti.
Askeri geçit törenleri yaptırdı ve ordunun başında olduğunu herkese gösterdi.
Yaptıkları işe yaramıştı, dış basında hastalık, hatta "ölüyor" tarzı
haberler kesildi. Fransızlar Hatay konusunda tüm şartları kabul ettiklerini
bildirdiler. Ancak bu seyahat Atatürk'ün hastalığını iyiden iyiye arttırmıştı.
Atatürk 26 Mayıs 1938 günü son defa Ankara'dan ayrıldı,
İstanbul'a hareket etti.
Atatürk, İstanbul'da 1
Haziran 1938'den 25 Temmuz 1938'e kadar Savarona Yatı'nda kaldı. Yaz
sıcakları üzerine tekrar Dolmabahçe Sarayı'na döndü. Bu arada Hatay sorunu
da çözüldü ve Türk Ordusu Temmuz ayı başlarında Hatay'a girdi.
Atatürk'ün
karaciğerindeki rahatsızlık iyiden iyiye artmıştı. Doktor Fissenger ve Türk
doktorların tekrar yaptıkları muayeneler karında su toplanmaya başladığını
gösteriyordu.
Vasiyeti
Ana madde: Atatürk'ün vasiyeti
5 Eylül 1938 günü
Atatürk vasiyetini yazdı ve bütün malvarlığını belirli şartlarla, genel başkanı
olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'ne bıraktı. Kız kardeşine ve manevi
çocuklarına, İsmet İnönü'nün çocuklarına para yardımı yapılmasını belirtti.
Ayrıca Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na da belirli
miktarlarda yardım yapılmasını istedi.
6 Eylül 1938'de Fransız
doktor Fissenger üçüncü defa İstanbul'a geldi. Atatürk'ün karnında biriken su
iyice artmıştı. O gün yapılan su alma işlemi ile Atatürk'ün karnından tam 6
litre su alındı. Fakat buna karşılık Atatürk'ü daha da rahatlatmak için 12
litre su alındığı söylendi. 18 Eylül 1938'de Başbakan Celâl Bayar, Dolmabahçe
Sarayı'na geldi ve dört yıllık ekonomik plan dosyasını Atatürk'e sundu. Atatürk
ülke ekonomisi için çok önem taşıyan projelerin gerçekleştirilmesi için
Türkiye'nin önünde en fazla üç yıl olduğunu, bir dünya savaşı çıkacağını ve bir
an önce bu projelerin hayata geçirilmesini istedi.
Komaya girmesi
Hastalık gitgide ilerlemekteydi. Atatürk'ün karnında yeniden su
toplanmıştı. Ekim ayında yapılan bir işlemle bu su da alındı.İşlemin
ardından 16 Ekim1938 günü öğleden sonra Atatürk ağır bir komaya
girdi. Hükümet, ulusu Atatürk'ün sağlık durumundan haberdar etmek için 17 Ekim 1938'den
itibaren Anadolu Ajansı aracılığı ile resmi tebliğler yayınlamaya başladı.
Atatürk girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı. Çok istemesine rağmen
sağlık durumu elvermediği için 29 Ekim 1938 günü Ankara'da cumhuriyetin
onbeşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı. Bayram nedeniyle Ankara'da
düzenlenen törenlerde Türk Ordusu'na hitaben yazdığı bayram
konuşmasını Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk'ün hastalığı
ve Dolmabahçe Sarayı'ndan çıkamayışı bayrama hüzün düşürdü.29
Ekim akşamı Ankara'dan dönen Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri
Dolmabahçe Sarayı önünden geçerken Atatürk'e büyük sevgi gösterilerinde
bulundular. Atatürk'ün TBMM beşinci dönem dördüncü yasama yılını
açış konuşmasını da 1 Kasım 1938'de Başbakan Celâl Bayar okudu.
10 Kasım 1938 Perşembe
Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü
Bu kaşıntıların Çankaya Köşkü'ndeki karıncalardan meydana geldiği öne sürüldü ve köşk ilaçlamaya alındı.
Atatürk de özel bir kür tedavisi için Yalova Termal'e gönderildi. Termal Otel'de, 22 Ocak 1938 günü
Atatürk'ü muayene eden Dr. Nihat Reşat Belger, karaciğer rahatsızlığından kuşkulandı ve Atatürk'e
siroz teşhisi koydu. Doktor Belger, Atatürk'e mutlak surette perhiz
yapmasını tavsiye etti. Atatürk, Termal
Otel'deki tedavisine bir süre daha devam etti, ancak doktorların bütün
itirazlarına rağmen 1 Şubat 1938'de tedaviyi yarıda bırakarak Bursa'ya hareket etti.
Fransa'dan doktor getirtilmesi
Atatürk'ün sağlık durumunun ciddiyet göstermesi hükümeti de telaşlandırdı.
Başbakan Celâl Bayar,Avrupa'dan iki hekim getirilmesini önerse de Atatürk o günlerdeki Hatay Sorunu yüzünden hastalığının dışarıda duyulmasının iyi olmayacağını
düşündüğünü belirtti ve bunu reddetti. Türk doktorların kapsamlı bir muayene
yapmasını kabul etti. Nihayet 6 Mart 1938 günü beş doktor Çankaya Köşkü'nde Atatürk'e bir konsültasyon yaptılar ve siroz hastalığı teşhisini
yenilediler. Atatürk'ün kesinlikle alkolü kesmesi gerektiğini ve yoğun çalışma
temposunu biraz düşürmesini istediler. Atatürk bu önerilere olumlu yanıt verdi.
Bu muayeneden bir süre sonra Başbakan Celâl Bayar'ın tavsiyesi üzerine
Paris Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Noel Fissenger Ankara'ya davet edildi. Fransız doktor Atatürk'ü muayene etti ve
diğer doktorların teşhis ve tavsiyeleriyle örtüşen bir tanı-tedavi ortaya
koydu. Fransız doktorun sözleri ve tavsiyeleri ve tavırları Atatürk'ü oldukça
memnun eder cinstendi. İlk teşhisten sonra Fissinger Atatürk'e "Efendim,
büyük savaşlar kazanmış olabilirsiniz ancak bu olayda vaka sizsiniz ve bende
sizin komutanınızım, lütfen bu hususu unutmayınız" telkininde bulunmuş ve
Atatürk de gerçekten doktorun tavsiyelerini ciddi şekilde uygulamıştır.
Son kez Ankaralıların karşısına çıkışı
Atatürk'ün rahatsızlığı ve özellikle Avrupa'dan doktor getirtilmesi,
dünyada geniş bir yankı buldu. Atatürk'ün ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını
kime bırakacağı yönündeki haberler üzerine Atatürk tüm dünyaya sağlıklı
olduğunu göstermek istercesine 19 Mayıs 1938 günü Ankara
Stadyumu'nda halkın karşısına çıktı. O gün son defa Ankaralıların
karşısındaydı. Kutlamalar çok parlak geçti hatta o günün anısına Ankara
Stadyumu'nun adı 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirildi.
Hatay Sorunu'nun çözülmesi
Ana madde: Hatay Sorunu
Vasiyeti
Ana madde: Atatürk'ün vasiyeti
Komaya girmesi
Hastalık gitgide ilerlemekteydi. Atatürk'ün karnında yeniden su
toplanmıştı. Ekim ayında yapılan bir işlemle bu su da alındı.İşlemin
ardından 16 Ekim1938 günü öğleden sonra Atatürk ağır bir komaya
girdi. Hükümet, ulusu Atatürk'ün sağlık durumundan haberdar etmek için 17 Ekim 1938'den
itibaren Anadolu Ajansı aracılığı ile resmi tebliğler yayınlamaya başladı.
Atatürk girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı. Çok istemesine rağmen
sağlık durumu elvermediği için 29 Ekim 1938 günü Ankara'da cumhuriyetin
onbeşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı. Bayram nedeniyle Ankara'da
düzenlenen törenlerde Türk Ordusu'na hitaben yazdığı bayram
konuşmasını Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk'ün hastalığı
ve Dolmabahçe Sarayı'ndan çıkamayışı bayrama hüzün düşürdü.29
Ekim akşamı Ankara'dan dönen Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri
Dolmabahçe Sarayı önünden geçerken Atatürk'e büyük sevgi gösterilerinde
bulundular. Atatürk'ün TBMM beşinci dönem dördüncü yasama yılını
açış konuşmasını da 1 Kasım 1938'de Başbakan Celâl Bayar okudu.
10 Kasım 1938 Perşembe
|
Saat
|
Dakika
|
Derece
|
Nabız
|
Tansiyon
|
B. Abdest
Mülahazat
|
|
00
|
05
|
Sonda ile
(140) cc idrar alındı
|
|||
|
01
|
30
|
132
|
32
|
||
|
02
|
36,8
|
130
|
32
|
Yarım
balon oksijen verildi
|
|
|
02
|
45
|
1
cc kâfur yağı
|
|||
|
03
|
30
|
135
|
38
|
||
|
03
|
30
|
37
|
Fasıla
ile oksijen
|
||
|
04
|
30
|
38 koltuk
altı
|
37
|
Fasıla
ile oksijen
|
|
|
06
|
25
|
120
|
34
|
Çok
yumuşak teneffüs Çok yumuşak hırıltı
|
|
|
06
|
45
|
124
|
1
cc kâfur yağı
|
||
|
07
|
124
|
32
|
|||
|
07
|
45
|
37,7
|
126
|
||
|
08
|
05
|
1
cc kâfur yağı, serum Glycose irot. 500 cc
|
|||
|
08
|
25
|
Verit
dahilinde + 1/8 auabaine
|
|||
|
08
|
30
|
500 cc
serum gliycose
|
|||
|
09
|
130
|
34
|
|||
|
09
|
05
|
Vefat
etmişlerdir.
Dr. Akil
Muhtar
Dr. Neşet
Ömer İrdalp
N. Reşet
Belger
Dr. H.
Diker
Abrevaya
Mim Kemal
Öke
|
Vefatı
7 Kasım 1938 günü ikinci ve son defa Atatürk'ün karnından su alınması
işlemi yapıldı. 8 Kasım 1938 akşamı saat 19.00'da Atatürk doktoru Neşet Ömer
İrdelp'e bakarak "aleykümesselam" dedi ve son büyük komaya girdi.
9 Kasım günü ve gecesi
bu ağır koma devam etti. Atatürk, 10 Kasım 1938 perşembe sabahı saat 9'u 5
geçe, İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayatını kaybetti.
Atatürk'ün ölümü
Ankara'yı yasa boğarken hemen ertesi gün toplanan Türkiye Büyük Millet
Meclisi, Atatürk'ün silah arkadaşı ve 1937'ye kadar başbakanı olan Cumhuriyet
Halk Partisi Malatya milletvekili İsmet İnönü'yü 348 milletvekilinin
oy birliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanlığına seçti.
Cenaze töreni
Atatürk'ün naaşı 16 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı tören salonunda
katafalka konuldu. İstanbul halkı Büyük Önder'in önünden saygıyla geçti.
Atatürk'ün cenaze namazı 19 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı'nda kıldırıldı.
Aynı gün çok büyük bir kalabalıkla cenaze Yavuz
Zırhlısı ile İzmit'e oradan da aynı günün akşamı 20.30'da Ankara'ya
uğurlandı. Ertesi gün (20 Kasım 1938) Ankara'da
başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere devlet erkanı
tarafından karşılanan cenaze TBMM önünde hazırlanan katafalka
konuldu.Ankara halkı Atatürk'ün önünden saygı geçişlerini yaptı. 21 Kasım 1938
günü yabancı devletlerden gelenlerin de katıldığı çok büyük bir cenaze töreni
ile Atatürk'ün cenazesi Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine
konuldu. Aynı günün akşamı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Atatürk üzerine bir
radyo konuşması yaptı.
Anıtkabir'e nakli
Atatürk'ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir'in yapımına 1944 yılında
başlandı. İnşaat aşaması oldukça uzun sürdü ve 1953 yılında tamamlanabildi.
Ölümünden 15 yıl sonra 10 Kasım 1953'te Atatürk'ün cenazesi Ankara
Etnografya Müzesi'nden alınarak törenle Anıtkabir'e getirildi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




